|

Atatürkçü Düşünce Derneği Ünye Şubesi Üyeleri Cumhuriyet Meydanında toplanarak Fransa’yı kınadı. “Fransa meclisinden geçen Ermeni soy kırımını inkar eden yasaya karşı birlik olunmalı” diyen Şube Başkanı Mehmet Özyurt; “Sözde soykırım yasasına karşı olmayan suç sayan, sadece kendileri gibi düşünenlere, kendi çıkarlarına uygun düşüncelere özgürlük tanıyan, tarihleri soykırım örnekleriyle dolu olan Fransa’yı, Fransa’dan pek farkı olmayan Avrupa Birliği, ABD’yi kınamak amacıyla toplandık. Ayrıca;81 yıl önce, cumhuriyet ve devrimlere karşı ayaklanan mürtecilerin şehit ettiği Mustafa Fehmi Kubilay’ı, Bekçi Hasan’ı, Şevki’yi, ülkemiz ve cumhuriyetimiz için canını veren, kanını akıtan tüm şehitlerimizi, gazilerimizi Atamızın Anıtı önünde ve manevi huzurunda saygı ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyetimiz ve devrimler kuruluşundan günümüze irticayla, karanlık güçlere sürekli mücadele etmiştir. Kubilay olayı bu mücadelenin en trajik, en vahşi sahnelerinden biridir. Bu sahneler bizlere emanet edilen cumhuriyet ve devrimler uğruna ödenen bedellerin bir ibret sahnesidir. Şehit öğretmen Kubilay, 81 yıl ötesinden bizlere, cumhuriyet ve devrimlerin, boş sözlere, yan gelip yatarak korumayacağını, çalışmak ve birlik olmak gerektiğini söyler.”şeklindeki sözleriyle Fransa’nın tutumunu kınadı. “Kendi Tarihiyle Yüzleşemiyor” ADD Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Akbaş ise, Fransa’nın geçmişinin kemiklerini sızlattığını ifade ederken; “Bütün dünyanın demokrasisini ve insan özgürlüğünü örnek aldığı Avrupa’nın içinde ne yazık ki; insanların özgür düşüncelerini suç sayan bir yasa kabul edilmiş. Avrupa camiasının içinde kanser özelliği taşıyan bir tümör oluşmuştur. Bu Tümör Fransa’dır Fransa bu yasayı kabul etmekle 1789 özgürlük devrimini ayaklar altına almış, o zamanda yaşamış ve devrimi gerçekleştirmiş Fransızların kemiklerini sızlatmıştır. Kendi tarihine bakmaktan korkan, yüzleşmekten çekinen, tarihi belgeleri hiçe sayan Fransa, devlet başkanları Nicolas Sarkozy’nin siyasi hırslarına alet olmuştur. Kaldı ki bütün tarihi belgelerin tersini söylediği bir ermeni soykırımından bahsedilmektedir. Türk yöneticilerin her defasında ‘’ Gelin, tarihi belgeleri birlikte inceleyip, gerçekleri gün ışığına çıkaralım’’ teklifine yanaşmamaktadırlar. Bizim düşüncemize göre; kısa zaman içinde ermeni kökenli yurttaşlarının oylarını alarak siyasi kazanma hırslarını tatmin etmek, uzun zaman içinde ise; komşu iki ülkenin iyi komşuluk ve uzlaşı içinde yaşamasını baltalamak, bundan da siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaktır. Zaten Fransa’nın tarih boyunca siyaseti bu yönde olmuştur. Karıştır, sömür, yok et…Bu Uygulamanın Fransız tarihinde birçok örneği vardır. İşte siyasi oyunlara bize çamur atmaya kalkan, ama kendi tarihi gerçekleri ile yüzleşmekten kaçınan Fransa’nın çirkin yüzü; 1830-1962 arası 132 yıl boyunca Cezayir’de 1,5 milyon Cezayirlinin öldürülmesi, 1994’de Ruanda’da 800,000 insanın katledilmesi. Sadece bu kadar mı? Burkina-Faso’da, Cubiti’de, Çad’da, Gabon’da, Gine’de, Kamerun’da, Tunus’da Kamar adaları’nda yaptıkları katliamları görmeyen Fransa’yı insanlık ve tarih önünde tel’in ediyoruz.”şeklinde konuşarak Fransa’nın kendi tarihi gerçekleriyle yüzleşemediğini kaydetti.
Kaynak : HGRT
Yeni Haberler:
Eski Haberler:
|